Geldik akıllara Hot Wheels’ın köpek balıklı reklamını getiren melek ırkına. Eminim biz bu yolculuğa başladığımızda meleklerin en saykosunun paladinvari olacağını, asıl psikopatların şeytanlar olacağını düşünmüştünüz. Fakat gördüğünüz gibi hepsi ayrı bir manyak, hepsi ayrı bir ruh hastası…
Ofanimler veya Ofanitelar allah tarafından hiperaktif yaratılmış meleklerdir. Sonsuz bir manik evrede tıkılı kalmış hız manyakları olan bu Melekler’in durdurulması veya engellenmesi pek mümkün değildir.
Resonance
Ofanimler’in doğası harekettir. Kendileri basitçe açıklamak gerekirse “asla durmazlar.” Babaanneniz bir Ofanim’le karşılaşsaydı “Çocuğum kurtlu musun bir sükut dur!” derdi. Sürekli seyahat eden ve araçlarıyla aşk yaşayan bu melekler tüm celestial yaratıklar arasında elle tutulur bir sonuca en hızlı ulaşan yaratıklardır. Bir hedefte karar kıldığında Senfoni ona, hedefine giden en kısa yolu gösterir ve Ofanim her ne pahasına olursa olsun en kısa ve hızlı yolu tercih eder. Sürekli seyahat ettiklerinden ötürü arazinin durumu hakkında bilgi sahibidirler. Bunun yanında navigasyon konusundaki yetenekleri gerçekten de tanrısaldır.
Dissonance
Ofanimler’in en büyük düşmanı, bilin bakalım nedir, durağanlık ve hareketsizliktir. Eğer hareket halinde olabilecekleri bir fırsat ortaya çıkarsa sonucu ne olursa olsun bu fırsatı değerlendireceklerdir. Fiziksel bir hapis durumunda kalmak Ofanimler için kabus gibidir fakat fiziksel olarak özgür olup hareket halinde olmamak da en az diğeri kadar korkunçtur. Bu durumlarından ötürü cehennemde birçok düşmüş Ofanim bulunur. Çünkü dissonance kazanmaları aslında çok kolaydır.
Onlar sınır aşıcılar ve mesajcılardır. Eğer bir celestial bir haber göndermek istiyorsa bunu Hermes’in kanatlarını yolup kulaklarına sokmuş ve üstüne manik bir kahkaha atmış olan Ofanimler’den isteyecektir kuşkusuz. Hız o kadar içlerine işlemiştir ki Ofanimler’in celestial görünümleri bile birbirine geçmiş ve sonsuza kadar hızla dönecek olan 3 alevden çemberdir. Diğer celestialler Ofanimler’in aşırı pragmatik yeteneklerine saygı duysalar da genelde onlara acıyan gözlerle bakarlar. Çünkü dışardan bakıldığında Ofanimler gerçekten de hiperaktifliklerinden ötürü bazen acı çeker gibi görünürler.
Onlara acımayan ve pek de sempati duymayan bir Malakimler vardır ama zaten Malakimler kimseye sempati duymazlar. Bu cümleyle bitirdiğimde gelecek yazının Malakimler ile ilgili olduğu sonucunu çıkarabiliriz ama hayır, bir dahaki yazımızda empatinin sözcük anlamı olan Elohimler’i anlatacağım. O zamana kadar kendinize mukayyet olun e mi!