Biz zavallı ölümlüler olarak çağlardır düşüncelerimiz ve duygularımız arasında denge kurmayı asla beceremedik. Şimdi bahsedeceğimiz melek ırkının benim gözümde biz insanlara en yabancı ırk olmasının sebebi bu dengenin vücut bulmuş hali olması belki de. Elohimler, saf dengenin somut hali, tanrıdan bile daha objektif yaratıklar.
Resonance
Elohimler veya Elohitelar kişisel önyargılardan -iyi veya kötü- sonuna kadar arınmış, duygusal anlamda tam bir “tabula rasa”dır. Bir insana veya semavi varlığa bakarak onun o anki duygularını okuyabilir. Eğer uslu bir Elohim iseniz bu bilgiyle o insanın herhangi bir semavi müdahale olmaksızın herhangi bir aksiyona nasıl tepki vereceğini de tahmin edebilirsiniz. Bir nevi geleceği görmüş olursunuz ki bilgi güçtür deyiminin en net örneklerinden birine de imza atmış olursunuz.
Elohimler asla taraf tutmaz. Kendileri melek olmasına rağmen melekliği dahi savunmazlar. Çünkü kişisel görüş ve varoluştan ayrılmış tamamen empatiden oluşan yaratıklardır. Bu nedenle kalpsiz veya insanlık dışı olarak nitelendirilirler, ki bu haksız bir nitelendirme olmaz. Elohimler benim gözümde insandan da aşağıda olan tek celestial (semavi) varlıktır, çünkü kendi görüşleri, karakterleri, prensipleri yoktur, hizmet ettikleri varlığın görüşlerini dahi taşımazlar. Bu nedenle koroda direkt olarak sevmediği biri olmasa da kimse bir Elohim’le başbaşa kalmak istemez. Sıkıcı, tutkudan uzak ve aslında birden fazla perspektife sahip olmanın verdiği bir gerginlik vardır üzerilerinde.
Dissonance
Tahmin edileceği gibi Elohimlerin doğalarına en aykırı şey taraf tutmak, subjektif olmak, bir görüşe sahip olmaktır. Elbette ki varoluş bir şeylere şahit olmayı gerektirir ve şahit olduğumuz, maruz kaldığımız her şeye karşı beynimiz ister istemez bir fikir geliştirir. Elohimler de oldukça dikkatli bir gözlemle kendi fikirlerini oluştururlar aslında fakat bu fikir üzerine harekete geçmez, fikirlerini kimseye empoze etmez, hatta belki de söylemezler bile.
Bu Elohimlerin bir şeyler hissetmediği anlamına gelmez elbette. Sadece Elohimler hislerine veya düşüncelerine göre yaşamaz, hareket etmez, bunları kimseye empoze etmezler.
Yanda gördüğünüz amca Archangel of Lightning, Yıldırımın Başmeleği Jean olur ve kendisi Elohim ırkına ait tek başmelektir.
Seraphimleri anlatırken onların yalan dedektörlüğünden ötürü bir konsey oluşturdukları ve her türlü kararın bu konseyden geçtiğini söylemiştik. Genel pratik bu konseyin son sözü söylemeden evvel bir Elohim danışman atamasıdır. Elohimler, Seraphimlerin tersine ellerini kirletmekten kaçınmazlar. Genelevlerde, barlarda, gece kulüplerinde, kütüphanelerde, meclislerde, diplomatik toplantılarda, her yerde Elohimleri görebilirsiniz ve bu ortamların hiçbiri onları rahatsız etmez veya memnun etmez. “Şu an nerdeysen ordasındır. Beğenmediysen başka bir yere git” Elohim düsturudur. Valla Elohim abi, melek olunca işler tabi biraz farklılaşıyor. Ben 8.30-17.30 Tuzla’dayım ama pek bir yere gidebildiğim söylenemez. Kim Tuzla’yı niye sevsin ki?
Bir dahaki yazımda size vurdu kırdılı aksiyonlu abiler olan Malakimleri anlatacağım. Şimdi adını da andık, ama bu süre zarfında kendinize dikkat edin. Malakimin elinden uçan da kurtulamaz kaçan da…