
Filozof Brujah günlerden bir gün yine insan, vampir, tanrı ve hayat üzerine düşünüyordu. Birden oturduğu sandalyesinden kalktı ve evindeki en yakın pencereden dışarı bakınmaya başladı. Etrafı seyrederken düşünüyordu.
Kartaca bir ticaret şehriydi, ve bugünde pazar vardı. Yani bugün dışarı çıkmamalıydı. Çünkü bi anlık dalgınlık, kesesinin çalınmasına neden olabilirdi. Hiç gereği yoktu. Sokaklarda ki kokudan anladığı kadarıyla bugün balık pazarı vardı. Sıcakta kokuşmuş balıkların ve midyelerin kokusunu zar zor hissedebiliyordu. Zaten vampir olduğundan beridir hissedebildiği çok az şey kalmıştı.
Derken aklı fikirle dolmaya başladı. Hep, böyledir zaten, Brujah yaratıcı düşünmenin formülünü öğrenip, bunu hayatında sık sık uygulardı. İnsan ne zaman derinlemesine düşünüp aklını dağıtmak için başka birşey ile ilgilense, ilhamın, “aşığına bacaklarını aralaması gibi” geldiğini bilirdi.
Gelen ilhamı kaybetmemek için doğru masasına koştu. Elleri yakınlarda bulabildiği bir parşomen aradı ve kalemini çıkarıp hızlıca birşeyler karalamaya başladı. Bu gelen ani ilhamlar bazen bir şiir, bazen bir şema, bazense bir harita, olurdu.
Yazdıkça yazıyordu, durmadan usanmadan. Bir anda duydugu bir ses tüm dikkatini dağıttı. “Efendi Brujah” Brujah birden oturduğu sandalyesinden doğruldu ve gözünü kan bürümüş şekilde hizmetkarına bağırdı:
“Efendiler kovalasın seni” Big Grin
ve sonra tekrar kağıdına baktı. Brujah ne kadar kendini zorlasa da yazması gereken şeyi hatırlayamadı. Allahım öyle bir sinir krizi geçirmişti ki onu orada görmek istemezdiniz. Geçirdiği en büyük sinir krizi sanırım bu olmalıydı. Hizmetkarı hizmet ettiği efendisinden korkmuş, kapıya doğru yönelmişti ki, Temporisin kutsamasını istemsizce kullanan Brujah, adeta odasının çıkış kapısına ışınlanmıştı.
İnsanken kolayca sinirlenen, adeta sinir-küpü olan Brujah insan bedeninde çokta tehlike arzetmiyordu. Fakat vampir oldugunda gücü bir evi yok edebilecek boyutlara ulaşmıştı. Kendini geliştirmek için uğraştığı onca eğitim, yitip giden ilham sonucu, anında unutmuş, tüm konağını içindeki 8 köleyle birlikte yerle bir etmişti. Bana sorarsanız tam bir katliamdı. Evinden geriye kalan çatısı üzerine çökmüş yıkıntıları kalmıştı.
Caine bunu haber aldı ve Brujahı yanına çağırttı.
“Arif Brujah… Senin hoşgörülü olmanı – baban Irad kadar bilge ve iyi huylu olmanı isterdim. Ama görüyorum ki sen beni hayal kırıklığına uğrattın. Dilerim ki artık hiç sinirlerini kontrol edemeyesin. Oyle ki birinin nefes alışverişini beğenmediğinde bile tüm dikkatin dağılsın.
Brujah Antediluvian:
Adı: Ilyes
Lakapları: Yaşlı Troile, Brujah
Cinsiyeti: Erkek
Vampir kanını kucaklaması: M.Ö 8000
Gerçek Ölümü: M.Ö 3000
Klan: True Brujah
Jenerasyon: 3
Efendisi: Irad
Evlatları: Troile, Anis, Belit-Sheri, Joshua
Brujah Kartaca’da soguk ve ruhsuz olmasıyla bilinirdi. O zamanlar ateşli bir genç olan Troile’yi kendine mirasçısı olarak gördü ve onu vampire dönüştürdü. Aylar geçtikçe aralarında ki bağ kuvvetlendi, aşıkmışçasına birbirlerini sevdiler. Brujah Troileden başka hiç kimseye güvenmiyordu. Fakat Genç Troile bir yandan gördüğü herkesi vampire dönüştürüp “zayıf olanları” kendince ödüllendiriyordu.
Brujah, vampirliğin yayılmasının iyi birşey olmadığını, aslında kendilerinin yaşamakta olan birer ölü olduklarını defalarca ona anlatmaya çalıştı. Vampirler bu dünyaya zarar veren azınlıktı ve azınlık olarak kalmalıydılar. Lanetli varlıklarını devam ettirmemeliydiler. Eğer sayıları çoğalırsa Kartacanın durumu “First City” e dönecekti.
Fakat Kabilin felsefesi Genç Troile’ye uymadı. Troile babasının öğretisine karşı geldi ve kuralsızlığı ile nam saldı. Brujah’ın mirasçısı olan evladı, onu hayal kırıklığına uğratmıştı. Bu yüzden Troile, babası tarafından hep nefretle anılır oldu. Brujahsa hiçbir zaman torunlarını kabul etmedi.
Reddedilmiş Troile ve sinirli torunlar zamanla dedelerininin, kendilerini yok etmeyi planladığını düşündüler. Dedeleri onları yoketmeden, onlar dedelerini yok etmeliydiler. Zamanının “Neonate”leri efendilerinin yerini almak için başlattıkları 4. Jenerasyon ayaklanmasına, liderlik ettiler. Antediluvianlar Second City’den göç etmeye zorlandı. Troile ise babasını büyük bir nefretle diablerie etti. Sonunda ise kendisi günümüz Brujahlarının Antediluvianlığını üstlendi.
Kaynağın kaynağı: VTM: Clanbook: Brujah, p. 14